27 Ekim 2010 Çarşamba

Nezle Özne

Hapçuwwwwwww! Pardon. Nerede kalmıştık? Bir dakika... ben daha yazmaya başlamamıştım doğru. Ah şu nezle ilaçları yok mu!

Bu yazımda sizleri influenza... halk ağzıyla grip hakkında bilgilendireceğim. Küçükken yıllarca grip ve nezlenin aynı şeyler olduğunu sanmıştım. Sonu Ayazağa dispanseri, Ahmet Doktorun yassıada dava sonucu kıvamı "10 penisilin" sözleriyle biten, insanı o yaşta tuzu boğazını yaktığından ruffles yemekten soğutan, sizi anneninizin ballı zencefilli ıhlamur tek gıda diyetine maruz bırakan bir tür beden arızası. Okul sonrası atkı elde, botlar ıslak, kafa yarasız ve "bere"siz, terli ama koşturararak dönülen günlerin hemen ardında göz yanması, boğazda şişme, burunda yeşil baloncuk şeklinde belirirdi vakti zamanında bu illet. Bölünerek çoğalan mikrop da 60 kişilik sınıflarda kalem, silgi, suluk aracılığıyla dağılır ve karahumma gibi sınıfımıza yayılırdı. Birkaç gün içinde atkılara ve lahana bebek kostümlerine karşı konulamaz ve Ahmet doktor'un dispanserine yola çıkartılırdı 135cm'lik bu beden. Selülitlerimi de bana 10'ardan 100'e varan penisilin serisini armağan eden doktoruma mal etmişimdir senelerdir, iğne doktor!

Kişisel kaygıları bir yana bırakıp TDK.gov.tr açıklamama geri dönersem:

Grip: Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları, ateş vb. belirtileri olan, bulaşıcı, salgın hastalık, enflüenza
Nezle: Soğuk almaktan ileri gelen, burun akması, aksarma ile beliren hastalık, ingin, tumağı, dumağı, çaputlama, zükam, nevazil

Bu ikisinin karıştırılması çok sakat bir durumdur. Örneğin gripken A-ferin almak, ya da nezle iken Theraflu içmek hiçbir işe yaramaz dostlar. Özellikle de milletin gazına gelip 25'inde grip aşısı yaptırdıktan sonra banyo yapıp dışarı "haleley!" diye 100% koton, made in Turkey t-shirtlerinizle çıkmak akıllıca bir eylem değildir. Grip ile soğuk algınlığı da aynı şeyler hiç değildir.

İnsan hep sağlığını kaybettikten sonra anlar kıymetini... Bademcikler bademe dönüştüğünde portakallar sıkılır, adaçayları demlenir, ıhlamurlar içilir, kendine dikkat edilir. Ama artık çok geçtir. Artık belediye otobüslerinde ya da arkadaş ortamlarında hapşırdığınızda elinizdeki tükürük partiküllerini çaktırmadan oraya buraya ya da üstünüze silmeyi planlarsınız, en sevdiğiniz insanlar "neyse öpmiim ben" der ve uzaklaşır yanınızdan, burun kenarlarınızda selpak parçaları kalır, hüzünlü parçaları dinlersiniz, gözlerinize mil çekiliyormuş gibi olur ve siz de "freedoooom!" diye bağırmak istersiniz mideniz ilaçlardan deşilir gibi olduğunda. İşte bugünlerde ben böyleyim... giyinsem olmuyor, çıkarsam dolmuyor üstümü... İstediğim yalnızca bir tas tarhana... Artık saldırmasın amerika Tahran'a... 29 Ekim Kutlu olsuN!

Nez'le bir gün...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder