Geçenlerde www.bbc.co.uk/science geçitindeki bir bilim testini derdimi anlatacak kadar kullanabildiğim ingilizcemle çözdüm. Benim derdimi anlatmak için her seferinde 26.12.1985 tarihini başlangıç noktası olarak aldığımı göz önünde bulundurursak hiç de fena sayılmam sanırım.Testi çözme amacımı öncelikle sizlerle paylaşmak isterim...Daha öncelerde yayınladığım "GizEm KafaSına Ulaş(MA) RehBeri" adlı yazımı okuduysanız, beni tanımıyorsanız da,beynimi ne kadar yorduğumu biraz olsun anlamışsınızdır... Dikkatinizi çekerim beynimi yormak diyorum... Verimli kullanıp kullanmamak konusunda da geçtiğimiz çeyrek asır boyunca kendimi bile şaşırtan seçimler yapmışlığım olduğundan çekimserim... Zekiyim ama çalışmıyorum diyebiliriz özetle...
Ama asıl sorum şu! Ben beynimin hangi yarısını kullanıyorum? Evet, bir süredir kafamı kurcalıyordu bu soru... Neden mi? Sayısal puanımla fen lisesi müfredatlı bir anadolu lisesini kazanıp, lise hayatım boyunca sayısal dersleri tercih edip, üniversiteden dilci bir insan olarak çıktığımdan olabilir mi acaba? Ya da bana verilen telefon numarasını hatırlama konusunda (istanbul numarasıysa) alan koduyla sınırlı kalmam? Ya da ehliyet sınavında motorda tek bir hata çıkartırken ilk yardım bölümünü bir doğru ile zar zor geçebilmem? Ya da bu kadar çok konuşabilirken hala dört işlemin üçünü on parmağımı kullanarak yapmam? Ya da dille ilgili kuralları ve kelimeleri öğrenirken matematiksel formüller ya da tablolar oluşturmam?
İşte dostlar tüm bunlar beni bu "Beyninizin hangi yarımküresini kullanıyorsunuz?" testini çözmeye iten sebeplerin sadece bazıları... ve sonuç... 30 soru... dürüstlük... gerçekle yüzleşme isteği... son tık... left brain... or... right brain.... submit all answers... loading... loading... hala loading... iç ses "lan yoksa no brain mi çıkıcak?"... anne dış ses "kızım yeme tırnağını!"... loading... loading... RESULT: you use both sides of your brain...................EQUALLY... Oh My God Dozi! aka HaydAaa!... Ne yani, şimdi o uzun içinde bolca bilmediğimiz kelimelerin geçtiği makalelerdeki anonim isimli halk kahramanları olan İngiliz bilimadamlarının çıkartabildiği sonuç bu mu? Koskoca bbc uzun haliyle British Broadcasting Company'nin elinden gelen bu mu? Aylarca kafa yorulup, emek harcanıp el emeği göz nuru olarak hazırlanan, hatta testi websitesine itinayla günlerce detaylı biçimde yazdıktan sonra kör olan IT emekçisinin bana verdiği sonuç bu mu ya? BU MU?!
Sakin olmalıydım... Ben ne yapabilirdim dedim, insanoğluna, ülkeme, bayrağıma, atıma ve avratıma ufak bir fayda için.. Okuduğum Zihin ve Beyin kitabımdan aklımda kalanlara döndüm... Gözümün önüne birkaç çizim ve karikatür geldi... yazıları net canlanmadı gözümde... okuyamadım...aynı sınavlardaki gibi herşeyi boşverip kendi çıkarımlarımı yaptım. 01.12.2010 tarihli beyin raporumu bir wikileaks belgesi tadında açıklıyorum:
İnsan beyni çok karmaşık bir yapıdır ve kullanımı arz-talep eğrisine paralel olan "pigment-kullanım eğrisi" ile özetlenebilir... bir insan ne kadar sarışınsa kullanım ihtiyacı da o kadar azdır gibi... Doğal ya da değil fark etmez... İster oryalli olsun ister papatya sulu... Bu işin genlere işlemiş boyutunu özetler...
Genetik ve fiziksel özelliklerimizi bir yana bırakırsak da insan beyni kullanılmak istenen yarımküre yönünde geliştirirse ilerleme kaydedilebilir. Yani eğer ki dil alanında kendinize bir eğitim seçerseniz; beynimizin sol yarımküresini, sayısal alanda bir eğitim seçerseniz de sağ yarımküresini geliştirme yolunda ilerlerseniz. Elinizde şu an tam olarak ne hammadde var olduğunu bilemediğim için daha detaylı bir yorum yapamıyorum. Ama insanın beyninin gelişmesiyle birlikte, beynin fiziksel yapısının da değiştiğini sizlere söyleyebilirim.
Mesela benim kafama dikkat ederseniz ön alın bölgemde yani tıp dilinde susarsak: sol frontal lobumda şekil değişiklikleri görebilirsiniz... Bu beynimizde dil bölümünün yer aldığı kısımdır ve benimki feci halde deforme olmuştur... Bunu büyük ihtimalle sizlere "su çiçeği izim o ya" şeklinde açıklamışımdır. Tabiki bu zihin gelişiminin yalnızca fiziksel yansımasıdır.... Özetle insan değişmez gelişir dostlar... Beyin kullandığımız kadar beyindir...
Ancak ne kadarını kullanırsak kullanalım. Beynin kullanım ve gelişim aşamasında sakınılması gereken bazı şeyler vardır. BU'nlar... Yani Beyin Uyuşturucular! Bu "şey"ler insan beynini uyuşturan ve her iki yarımkürenin de işleyişini aksatan maddelerdir. Hayır! bunlar: bali, oje, benzin, diğer kimyasal ilaçlar, alkol, sigara, din vs gibi şeyler değillerdir. Bu listenin başını çeken bazı maddeleri sizlere sıralayacak olursam:
1) Soner Sarıkabadayı şarkıları
2) FM, PES, GTA China Town, Pacman gibi oyunlar
3) Evlilik ve Sabah Sabah yayınlanan kadın programları
4) Yaprak Sökümü dizisi
5) Dıt dıt di dıt dıt di ritimleriyle sonsuza ulaştığı inanılan trance ve elektronik müzik ritimleri
6) kişisel gelişim kitaplarındaki noktasız paragraflar
7) Ebru Şallı ile pilates
8) SBS, KPS, KPDS, KGS, OGS
9) Mesut Yılmaz konuşma, demeç ses kayıtları (MP3 formatında uyku sorunu olanlara öneririm)
10) 1181818 reklamları
11) Meclis TV
12) Baby TV
13) Çin Halk Cumhuriyeti Milli Pinpon Takımı final maçları
14) Head, Shoulders, Knees and Toes şarkısı
15) Sabah gazetesi "şaşı bak şaşır" sayfası ekleri
örneklerini verebilirim. Bunlardan herhangi birine bağımlı olan insanların gözbebeklerinde büyüme, ağızlarında kuruluk, kilo kaybı, kurduğu cümlelerde "eee"leme, anksiyete, mega hafıza yarışmalarına katılma isteği yoğun miktarda görülebilir.
www.vidivodo.com/234335/bigalı-rasit-ve-chen-lua-aski geçitinde örnek bir vakayı da görmeniz mümkündür. Bu aşamaya gelindiğinde artık yapılabilecek birşey yoktur. Tıp dilinde bu insanlara: "gerizekalı" da denebilir...
Sonuç olarak:
Ne tarafını veya ne kadarını çalıştırırsak çalıştıralım... Beyni çalıştırmak önemlidir
ve
bunun yolu da MizaHtan geçer...
WE ARE THE WORLD WE ARE THE CHILDREN!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder