19 Mart 2011 Cumartesi

It Don't Matter if Ur Black or White

Sessiz havanın loş kokusunda yemek yiyorlar... Adam kol düğmelerinden bile ödün vermediği muntazam hayatına layık, özenle hazırlanmış sofraya bakıyor. Yoğun bir iş günü geçirmiş, toplantılar, planlar, düzenlemeler... Kafasının içindeki tekerlekte dönen hamsterı durdurmak istese de gene fazla mesaiye kalıyor zavallı fare.

Kadınsa masayı neşelendirmek için yaptığı tuhaf yemekleri bir bir yerleştirip masaya, oturuyor eşinin karşısına. Gününü düşünüyor, gülümsüyor, biraz paylaşıyor ekmek kıvamındaki günün ufak kırıntılarını...

Hayatları o kadar kusursuz ki paylaşabilecekleri hiç bir sıkıntıları yok. Her ikisinin de hayatı istedikleri ve beklediklerine inat beklettikleri gibi... Planlanmış, beklenmiş güzellikleri paylaşırken aslında mükemmelliğin tadı olmadığını anlıyorlar... Aynı şu masada duran yemekler gibi...

Bir de masada onlar var. İkiside renk olmayan ama bir o kadar da zıt renk olan siyah ve beyaz... Küçük seramikler içinde sofrada öylece duruyorlar. Birbirlerinden bambaşka renkleri, bambaşka tatları ve bambaşka kokuları olan o ikili herşeye inat her zamanki gibi masada yanyana durabiliyorlar. Çok mu benziyorlar? Hiç. Aynı mı kokuyorlar? Asla. Tatları benzer mi? Olamaz. Adamın gözü masanın ortasında duran bu ikiliye takılıyor... Hafif bir acı katmak için baharatsız gününe karabibere uzanıyor...

Kadınsa yemeğinin soğumasını bekledikten ve günlük hikayelerini anlattıktan sonra elini çatalına uzatıyor... Nasıl olsa hepsi gibi bu yemek de tatsız gelecek diye ilk hamlesini yapmadan çatalını geri bırakıyor, tuza uzatıyor elini daha kendi yaptığı yemeğin tadına bile bakmadan...

Her ikisi de masanın ortasında duran bu ikiliye uzandıklarında kavuşmuyor elleri... Oturup tatlandırıyorlar aslında gerçek anlamda hiç bir zaman tadı olmayacak yemeklerini farklı hanelerde, farklı sofralarda... Tabi tatlandırabildikleri kadar...Birinde hep karabiber, birinde ise hep tuz eksik kalıyor...

"Eee sen naptım hayatım bugün?" diyor kadın, adam "ellerine sağlık hayatım, gene herşey tam istediğim gibi." derken... Onlar da masanın ortasında birbirinden uzakta olan esas adamla esas kadına inat işte böyle duruyorlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder