15 Mart 2011 Salı

Dom Dom Kurşunu...

İBO, uzun yazılışıyla İbrahim Tatlıses. Kimilerine göre arabesk müziğin kralı, kimilerine göre iyi bir iş adamı, kimilerine göre mafya, kimlerine göre Türk-Kürt barış elçisi. İki gün önce İstanbul'un göbeğinde kafasından vuruldu. Kafasına giren kurşun burun deliğinden çıktı. Atılan 11 taneden 1 tanesi, domdom olanı...

Bir anda nükleer bir patlamayı ve 10000lerin ölümünü sollayarak gündeme oturdu Tatlıses. İnsanlar onun sesini, kişiliğini, özel hayatını, mafya bağlantılarını, yaptığı işleri gözden geçirdi... Yaşama ihtimali 50% olan bir adamı tartıştı ve "işte şimdi su testisi su yolunda kırıldı" gibi yorumlar yapıldı. İnsanlar sokaklara döküldü, sorgular başladı, herkes bir kez daha her faili meçhul cinayet/ suikasttaki gibi gözünü emniyete çevirdi... İbo'nun bulaştığı işler irdelendi, eleştirildi, ihmalleri konuşuldu. Gene her zamanki 3.sayfa haberi gibi "madur"a bakıldı...

Ben de sanki mantı, rakı veya lahmacun'u kaybetmiş gibi hissettim haberi duyduğum andan beri kendimi. Hergün yemezsiniz ama bir biz kokar ya bunların hepsi ve eksikliği hissedilir ya, içim bir buruldu bir insan daha öldü diye. İyi ya da kötü, ahlaklı ya da ahlaksız, kıro ya da değil. Ben "madur"a bakmak yerine suçlu'ya baktım... O geceyi bir düşündüm... İstanbul'un göbeğinde büyük ihtimalle 18'ini yeni doldurmuş bir kiralık katilin kalaşnikof sahibi olmasını düşünüp halimize gülümserken çok şükür Allah'ıma başbakanım çıktı ekrana: "Partinizden aday olayım ya da olmayayım önemli değil, ben ve etrafımdaki dostlarım sizin delikanlı tarafınızı seviyoruz. Bu ülke sizin gibi bir başbakan görmedi. Başarılarınız daim olsun. İbrahim Tatlıses" dedi. Çok duygulandım... Sonra gidip şu şarkıyı kendime açtım. Lütfen siz de 18 yaşın üzerindeyseniz kendinize üç dakika verip dinleyin. Güzel parçadır...:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder