28 Eylül 2010 Salı

Derdimi Anlatacak Kadar Feministim

Haftasonumun bir kısmını benim için çok kıymetli olan bir dostumun tezini hazırlamaya yardım ederek geçirdim. Tezin konusunda ağır bir feminizm kokusu vardı, tezin fransızca olması sebebiyle mi, genel olarak "feminizm" içermesi ve bu kavramın da benim algı çizgimin dışında olması sebebiyle mi pek bi kafam karıştı şu kadın erkek eşitliğinde... anlayamadım... Öğreneyim istedim nedir ne değildir...

Wikipedia çok dabulyulu geldi, açtım TDK sözlüğüne şöyle bir baktım.

Feminizm: Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkartma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketi.

Nası bi kadın hareketi ki bu? Toplumda kimin hakkı var ki kadınınkini erkeğin düzeyine çıkartıyorsunuz dedim. Bir de biz eşitlik istiyoruz diye bağırılmasının sebebinin aslen kendi kendini eşit görmemek olduğunu düşündüm. Neye göre kime göre eşit yahu? Kadın dediğin zaten üstün yaratılmıştır... Dünyaya bir bebek getirme şansı ona verilmiştir, ayda bir "asabiyim" bahanesiyle çevresine kan kusturma hakkı da ona verilmiştir, estetik de ondadır, zeka da... Hangi eşitlik çabasıdır anlayamadım...Düşün düşün dalmışım uykuya...

Sabah ezanına uyanıyorum, müezzin ezan okuyor "Allahu ekber alahu ekbeer..." ama ses bi tiz geliyor bakıyorum müezzin bayan, pardon kadın... hadi bakalım eşit uyanalım, hatta üstün olalım bu sabah diyorum... Giyiniyorum üzerimi, koyuyorum kahvemi, açıyorum televizyonu zaplıyorum, zapladıkça saçı ortadan ayrık, yandan ayrık, permalı, düz birsürü makyajlı kadın spiker görüyorum haber sunan... Tesadüf diyorum... saate bakıyorum iş vakti gelmiş... Çıkıyorum dışarı, kulağımda müzik yola bakmadan yürüyorum... anneme selam söylüyor taksici yola bakmadan atladım diye, kafayı bi uzatıyorum benim ergenliğimdeki kıvamda bıyık bırakmış kadın şöfor el kol sallıyor... Şaşıyorum... Devam ediyorum yürümeye... Balıkçının önünden geçiyorum, sarı çizmeleriyle Azize kıvamında "palamuuut" diye bağırıyor ablam... Av yasağı kalkmış elleri kesik kesik tuttuğu balıkları satıyor... Hızlanıyorum... İki sokak ötedeki kahvenin önünden geçerken yok artık diyorum... Bir grup kadın pişti oynuyor... Duruyorum, izliyorum anam babam usülü oyunu... 4, 5, A, 8, R, V yere düşüyor derken biri Q atıyor ve Kız'la alıyor yerdeki tüm kartları... Piştide feminizm! diyorum...Devam ediyorum hızla yürümeye... Müzik marketin önünden geçiyorum Demet Akalın çalıyor ama şarkıda aşk acısı, yencem seni, gömcem seni, görcen gününü demiyor... gayet uzlaşmacı mantıklı, acısız adana kıvamı...Adam yok, dert yok... Bob Marley'i anıyorum... Köşeyi dönüyorum Harbiye yoluna çıkmak için... yanımdan seçim arabaları geçiyor... Referandum varmış gene, iki rakip seçim arabası geçiyor ikisinin üzerinde de ne evet ne hayır.. "Belki" yazıyor... Adaylar kadın... Oyum konusunda netlik kazanıyorum... "Belki" ye basıcam tercihi diyorum... Eşit oluruz belki... belkii...BELKİ .... belkiiiiiiiiii....BELKİİİ...

"Çiğ köfte alalım mı? acıktım!" diye uyandırıyor tezin sahibi Görgülü bayan beni... Anlamıyorum uyuyomuyum uyanıkmıyım... Koşuyorum evin yanındaki Tadım çiğköfteye... "Huş gelmişen ablam" diyor Mardinli çiğ köftecim... Öpesim geliyor adamı... Çiğ köfteleri alıp koşuyorum evime... Eşit olmayalım ya böyle güzel diye... Feministim ben derdimi anlatıcak kadar işte iyi böyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder