13 Kasım 2011 Pazar

Sarımsaklasak da mı Saklasak ?

Şu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak? Sarımsaklamasak da mı saklasak? Yoksa hiç birşeyi saklamayıp saklamamamız gereken şeylerin arasına mı salsak? Artık bazı şeyleri birbirimizden saklamasak...

Eski kıyafetleri mesela saklamasak da saklaması gerekenlerin dolaplarında saklatsak. Eski duyguları bi de saklamasak. Onları deli gömleğine sarıp sarmalasak, aklımızı kötülüklerde kurcalamasak. Savsaklasak biraz, saklamadan, sarımsaklamaya uğraşmadan savsaklasak...

Sarımsaklayıp yaşadıklarımızı kanımızı emenlerden, kötü duygu ve düşüncelerden uzak uyusak... Leş gibi sarımsak koksak ama korkmasak mesela. Korktuklarımızdan sıyrılıp sevdiklerimizi yanımızda saklasak, sallasak. Sallasak herşeyi de salaklaşsak, sonra salaklaştığımızı anlayıp geri sarılsak...

Sanıp sakladığımızı şu geçirdiğimiz günleri bir kutuya koysak, kutu dolu olsa da ne boş! sansak açsak... sonra bi baksak ne güzel doldurmuşuz diye sayıklasak yeniden saklasak geçirdiğimiz günleri salak salak...

İnsanlara kızmasak kırılmasak... Kırılan kalp de, gülen yüz de, aşk da, nefret de, insan da, kin de hepsi geçer hem de kalır sansak... Savsaklayanlara da saysak ama gene de sarılsak. Kırmasak dişlerini kırıp sarımsakların, sarımsaklasak da sarımsaklamasak da iyileri saklayıp kötüleri sallasak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder