3 Ekim 2011 Pazartesi

The Blue Pill or The Red Pill ?

Yeni doğmuş bir bebeğin kulakları tırmalayan acı çığlığı gibidir şişman kadının tayt giymesi... Ters yönde esen bir deli rüzgarın suratınıza tokatmışcasına çarpması gibidir... Bir ananın feryadı, bir kölenin özgürlük yakarışı, suyun deli deli çağlaması, adananın ayarsız acısı gibidir şişman kadının tayt giymesi...

Saat 16:00 suları, milattan dün kadar sonra, mekan Rumeli Hisarı... Güzel bir gün sonrası gözlerim yarı kapalı boğazı solurken, takıldı tükürüğüm boğazıma... Arabanın penceresinden gördüm onu boğazın kenarında... Bu bir kuş... yo yo... bu bir uçak... ya da bir gemi... yo yo bu....! İrkildim.... 38 bedene sığdırmaya çalıştığı 46 bedenlik egosu mu, yoksa cesareti miydi beni şaşırtan bilemedim bu hem cinsimin... Ayağında spor ayakkabısı "sallana sallana" yürüyordu... Genç yakalanmıştı T.Sağtürk sendromuna... Onu belki de bu genç yaşında "bu tam size göre", "bence küçük değil, bu oturan bir kalıp neticede" ya da "bir iki giymeye genişler" diye kandırmışlar, belki de gazozuna ilaç atıp giydirmişlerdi ona bu taytı diye inanmak istedim... Onun bu kötü gününde arkasını kollamayan dostlarına sitem ettim...

Ancak çok zaman geçmeden o da beni fark etti... Düşündüğüm kadar masum değildi artık bakışları... Gözlerinin içindeki damarlar sıkışmanın verdiği basınçtan olsa gerek kıpkırmızıydı... Gerçek anlamda fiziğe meydan okuyarak opak maddeyi yarı saydama indirebilmiş bu kadın Einstein'ı bile zorlayabilecek güçteydi... Ona bu gücü kim vermiş? Onu bu günlere kimler getirmişti? Hiç mi bir mahalle baskısı görmemişti? Hiç mi sokağının bir Salih berberi dükkanı önünden geçerken kafa havlusunu ona siper etmemiş, bir kuruyemişçi Hamdi abi 250gr çekilmiş kahve verirken yanlışlıkla olmuş gibi üzerine biraz şerbet dökmemiş, HİÇ Mİ bir pastaneci Fikriye Abla "açma" ikram edip bu kıza birşeyler anlatmaya çalışmamıştı...?!?!

Sorularım ve isyanım içimde patlamış şeker üzerine içilen bir yudum kola gibi köpürerek arttı... Onun için artık yapılabilecek birşey yoktu... Yıllardır israrla yaktığım ve yeniden yakacağım feryat belki başka genç kızlar için faydalı olacak, kulaktan kulağa bir efsane gibi yayılacak ve Torosların yılgın tepelerinde çınlayacaktı... Sessizce başımı öne eğdim ve ağzımdan şu sözler döküldü: If I had to choose between that or the Matrix, I would choose the Matrix. Don't wear leggings if you're fat Neo...

2 yorum:

  1. kadının fotoğrafını çekmediğini söyle bana, çabuk!!! :)

    YanıtlaSil
  2. google görseller bebeğim... kadın haklarına saygılıyımdır :)

    YanıtlaSil